• İstanbul9 °C
  • Ankara-1 °C
  • İzmir8 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çetin Altan vefat etti!
2015-10-22 11:55:04

Çetin Altan vefat etti!

Duayen Gazeteci-Yazar Çetin Altan 88 yaşında hayatını kaybetti. Çetin Altan, Türk basının usta kalemleri olan Ahmet Altan ve Mehmet Altan'ın babasıydı."MAALESEF...
Duayen Gazeteci-Yazar Çetin Altan 88 yaşında hayatını kaybetti.

 

Çetin Altan, Türk basının usta kalemleri olan Ahmet Altan ve Mehmet Altan'ın babasıydı.

"MAALESEF BABAMI KAYBETTİK"

Gazeteci ve yazar Ahmet Altan ve akademisyen Mehmet Altan'ın babası, duayen gazeteci Çetin Altan, haziran ayında rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırılmış, tedavisinin ardından taburcu edilmişti.

Telefonla ulaşılan oğlu Mehmet Altan, ağlamaklı bir sesle " Maalesef babamı kaybettik" dedi.

 
 

ÇETİN ALTAN KİMDİR

22 Haziran 1927'de İstanbul'da doğdu. Dedesinin babası Kırım'dan göç eden arabacı Ahmet Kıpçakski, dedesi Tatar Hasan Paşa idi. Babası hukukçu Halit Bey, annesi Nurhayat Hanım'dır. Galatasaray Lisesi'ni, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1943-1944'de Çınaraltı, Varlık, İstanbul ve Kaynak'da şiirleri ve düz yazıları çıktı. İlk kitabı Üçüncü Mevki 1946'da yayınlandı. Ulus gazetesinde muhabir olarak başladığı gazeteciliğe Hür Ses'de fıkra yazarlığı ile devam etti. Daha sonra Halkçı, Tan, Akşam, Milliyet, Yeni Ortam, Hürriyet, Güneş gazetelerinde ve Çarşaf dergisinde köşe yazıları yazdı. 1959 yılında Abdi İpekçi'nin teklifi üzerine Peyami Safa'nın (1899 - 1961) yerine Milliyet gazetesinde yazmaya başlamıştır. Daha sonra Devrim, Akşam, Hürriyet, Güneş, Sabah, Milliyet gazetelerinde köşe yazıları yazdı. Dünyanın en çok köşe yazısı yazmış yazarlarındandır.

Çetin Altan 1965-1969 arasında Türkiye İşçi Partisi'nden milletvekilliği yaptı. Önce dokunulmazlığı kaldırılan, sonra da iade edilen ilk milletvekilidir. Yine aynı dönemde, 1968 yılında meclisteki bir konuşması sırasında başlayan tartışma Nazım Hikmet'e kadar sıçramış ve başta o dönemin Adalet Partisi milletvekili Cavit Şadi Pehlivanoğlu ve Hamit Fendoğlu olmak üzere Adalet Partisi milletvekilleri ile karıştığı kavga ile çokça gündeme gelmiştir. Bu dönemdeki anılarını "Ben Milletvekiliyken" adıyla kitaplaştırdı.

1960'lı ve 1970'li yıllardaki köşeyazıları, Taş, Sömürücülerle Savaş, Suçlanan Yazılar, 'Kahrolsun Komünizm' Diye Diye, Onlar Uyanırken, Kopuk Kopuk, Geçip Giderken, Gölgelerin Gölgesi, Şeytanın Aynaları, Bir Yumak İnsan (1978 Türk Dil Kurumu Ödülü), Nar Çekirdekleri adlı kitaplarda toplandı. 9 Mart 1971 darbe teşebbüsünü destekleyen "Devrim" gazetesi mensubu olduğu gerekçesiyle, bu "Millî Demokratik Devrim" darbesi planlarına karşı çıkan zamanın 1. Ordu Komutanı Orgeneral Faik Türün tarafından tutuklanarak sorguya çekildi.

Altan'ın dört romanı vardır: Büyük Gözaltı (1973 Orhan Kemal Ödülü), Bir Avuç Gökyüzü, Viski ve Küçük Bahçe. Dördü de Fransızcaya çevrilen bu eserlerden Büyük Gözaltı İsveçce, Yunanca, Bulgarca ve İspanyolca; Bir Avuç Gökyüzü ise İspanyolca ve Rumence dillerinde yayınlandı. Büyük Gözaltı Fransız liselerinde seçmeli ders kitabı olarak okutuldu.

Yazarın tümü oynanmış oyunlarından basılı olanlar; Çemberler, Mor Defter, Suçlular, Dilekçe ve Tahtaravalli, basılmamış olanlar ise, Beybaba, Yedinci Köpek, Islıkçı ve Telefon Kimin İçin Çalıyor'dur. Kavak Yelleri ve Kasırgalar'da çocukluk anılarını anlatan Altan'ın Aşk Sanat ve Servet ve Atatürk'ün Sosyal Görüşleri adlı iki incelemesi vardır. Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri ile Türk yazınında pek az denenmiş olan polisiye türünde eser veren yazar Zurnada Peşrev Olmaz'da mizahi yazılarını topladı. 2027 Yılının Anıları ise onun fütürist bir çalışmasıdır. Çok yönlü bir yazar olan Altan'ın gezi yazıları Al İşte İstanbul ve Bir Uçtan Bir Uca adlarıyla yayınlandı. Tarihinin Saklanan Yüzü ise onun Osmanlı tarihi üzerine yaptığı bir araştırmadır.

Tüm yapıtlarından örneklerin toplandığı "Seçmeler" 1992'de yayımlandı. 1997'de Seçmeler genişletilerek Dünyada Bırakılmış Mektuplar adıyla tekrarlandı. Son 15 yılın günlük gazete yazıları da Şeytanın Gör Dediği kitabıyla okuyucuya ulaştı. Yazar son olarak çocuklar için özel bir yapıtı gerçekleştirdi, Alfabe. Elli yıllık yazı yaşamında yazılarından ötürü pek çok kez mahkemeye verilen Altan hakkında ağır cezada 300'den fazla dava açıldı. 1972 yılında gözaltı süresi 24 saat olmasına karşın 15 gün gözaltında tutuldu. Üç kez tutuklandı, iki kez mahkûm oldu ve iki yıl cezaevinde yattı. Son olarak hakkında 159. Maddeye dayanılarak açılan davada tek celsede beraat etti. Çetin Altan köşe yazılarına Milliyet gazetesinde devam ediyor. Oğulları Ahmet Altan ve Mehmet Altan’dır. Kızı Zeynep Bakan'dır.

Hayat hikâyesi, 1998 yılında eşi Solmaz Kâmuran tarafından İpek Böceği Cinayeti adlı kitapta kaleme alınmıştır.

Eserleri

Roman

Büyük Gözaltı (1972) - 1973 Orhan Kemal Roman Armağanı
Bir Avuç Gökyüzü (1974)
Viski (1975)
Küçük Bahçe (1978)
Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri (1985)
Aşk, Sanat ve Servet (1998)

Şiir

Üçüncü Mevki (1946)

Öykü

Dünyada Bırakılmış Mektuplar (1997)
Kalem Bahçelerinden Yedi Hayat (2009)

Oyun

Beybaba (1960-61)
Yedinci Köpek (1964)
Çemberler (1964)
Mor Defter (1965)
Suçlular (1965)
Dilekçe ve Tahtırevalli (1966)
Komisyon (1969)
Islıkçı (1977)
Bütün Tiyatro Eserleri (2001)

Anı

Ben Milletvekili İken (1971)
Bir Yumak İnsan (1977)
Kavak Yelleri ve Kasırgalar (1999)
İyi ki Şu Köyceğiz Var (2001)

Gezi

Bir Uçtan Bir Uca (1965)
Al İşte İstanbul (1981)

Deneme

Atatürk'ün Sosyal Görüşleri (1965)
Öldürülmüş Şehzadeler ve Devrilmiş Padişahlar (1991)
İdam Edilen 44 Vezir-i Azamın Dramı (1991)
Şeytanın Gör Dediği (1997)
Kadın, Işık ve Ateş (1998)
Yeryüzü Tanrıçaları (2000)
Kullar ve Sultanlar (2000)
1,2,3,4,5,6,7,8,9,10 (2001)
Enseyi Karartmayın (2003)
Uçuk (2004)

Mizah

Taş (1964)
Sömürücülerle Savaşı (1965)
Onlar Uyanırken (1967)
Geçip Giderken (1968)
Kopuk Kopuk (1970)
Suçlanan Yazılar (1970)
Kahrolsun Komünizm Diye Diye (1976)
Nar Çekirdekleri (1976)
Zurna’da Peşrev Olmaz (1978)
Gölgelerin Gölgesi (1981)
Şeytan Aynaları (1982)
2027 Yılının Anıları (1985)
Sobe (1999)

Çocuk

Alfabe (2006)

Çeviri

Aptal Kız (1962)

 

Radikal'in haberine göre Usta gazeteci-yazar Çetin Altan'ın ardından konuşan arkadaşları, meslektaşları neler söylediler?

Doğan Hızlan ünlü yazarı, çok yönlü kişiliğiyle anıyor. Çetin Altan’ı iyi tanıyan az sayıdaki genç kuşak yazarlardan Sibel Oral ise "Bizim kuşak maalesef onun edebiyatını ve değerini pek bilmez, ondan öğreneceğimiz bir şey varsa o da yazıya olan tutkunluğudur” diye anlatıyor. Cenaze tarihi henüz belli olmayan Çetin Altan’ın beklenmedik kaybı, yayınevinde de şaşkınlık ve üzüntüyle karşılandı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nce (TGC), yapılan açıklamada, "Basınımızın usta kalemlerinden gazeteci-yazar Cetin Altan'ı yitirdik. Üzüntümüz büyüktür" denildi.

IŞIKLAR İÇİNDE UYUSUN

Basın Konyesi de Çetin Altan'ın ölümüyle ilgili mesajında,  "Romanları, oyunları ile edebiyat dünyasının renkli yazarı, eserleri dünya dilerine çevrilmiş 20. yüzyılın güçlü kalemi, eski milletvekili, duayen gazeteci-köşe yazarı Çetin Altan'ı kaybettik. Başta Ailesi'ne, sevenlerine, dostlarına ve basın camiasına başsağlığı diliyoruz. Çetin Altan ışıklar içinde uyusun..." ifadelerine yer verdi.

'YAZDIĞI HER TÜRDE BAŞARLI OLDU'

Çetin Altan'ın ardından Radikal'e konuşan Doğan Hızlan şunları söyledi: "Çetin Altan, renkli yazı üslubuyla yazdığı her türde başarılı olmasını bilmiştir. Biz değerlerimizi hayatının bütün safhalarını düşünerek, kale alarak yazmalıyız, tanıtmalıyız. Türkiye’deki demokrasi çalışmalarında yazısından milletvekilliğine kadar anılması ve hatırlanması gereken çok önemli işler yapmıştır. Gazete dünyasında edebiyat lezzeti taşıyan gazeteci yazarlar benim açımdan düşüncelerini en etkileyici biçimde okuruna yansıtan kişilerdir. İşte Çetin Altan da bunlardan biridir."

'30 KİTABINI YAYINLADIK'

Kitaplarının yayımlayan İnkilap Kitabevi adına konuşan Senem Devis işe şöyle konuştu: "Bugüne dek Çetin Altan’ın 30 kitabını yayımladık… Son günlerde torunu Ömer Altan ile birlikte 3 kitabını yeniden çalışıyor (Kavak Yelleri ve Kasırgalar, Büyük Gözaltı, Tarihin Saklanan Yüzü), Tüyap İstanbul Kitap Fuarı’ndan evvel görmesini arzu ediyorduk… Hatta daha dün, Ömer Altan ile bir arada kapaklar ve arka kapak yazıları üzerine konuşuyorduk… Çok üzgünüz…"

'KARARTMAK İSTEYENLERE İNAT!'

Çetin Altan’ı iyi tanıyan az sayıdaki genç kuşak yazarlardan Sibel Oral usta yazarı “Bizim kuşak maalesef onun edebiyatını ve değerini pek bilmez, ondan öğreneceğimiz bir şey varsa o da yazıya olan tutkunluğudur” diye anlatıyor.  Sibel Oral (yazar): Direne direne, dolu dolu geçen bir hayat. Ama bence her şeyden önemlisi onurlu bir hayat. Direnişinin gücü hiç şüphesiz kaleminden geliyordu. Türkiye edebiyat tarihi onun gibi yazıya bu kadar sıkı tutunan, yazıyla nefes alan bir yazar görmemiştir. Bir lafı vardı, tam hatırlamıyorum ama mealen, insanların değerli olmayı unuttukları bunun yerine önemli olmayı tercih ettikleriyle ilgiliydi. Bizim kuşak maalesef onun edebiyatını ve değerini pek bilmez, ondan öğreneceğimiz bir şey varsa o da yazıya olan tutkunluğudur. Bugün her yerde paylaşılan "Enseyi Karartmayın" yazısı tüm Türkiye halklarına mirastır. Ve tabii umudu da... "Torunlarımıza bırakmayı hayal ettiğimiz ülke bu değildi" diyor ama yine de ekliyordu: "hayal kırıklığı yaşamıyorum..." Ve şöyle devam ediyordu: "Ama siz uğraşırsanız mücadeleye devam ederseniz..." 

Bize düşen onur ve vicdanın peşine düşüp kalemle, sözün gücüyle mücadeleye devam etmek. Hem bir gazeteci hem de yazıyla ilişkisi olan bir insan olarak, ensesi kararmış bu ülkenin sıradan bir vatandaşı olarak, çok üzgünüm. Ama o "Enseyi karartmayın" dedi bir kere, karartmak isteyenlere bin inat karartmayacağız.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Maydanoz TV | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim